İnsanların "muhteşem konser", "inanılmaz bir konser" diyerek Madonna'nın ya da Michel Jakson'ın konserlerini göstermesi üzerine.
1sn ara verin konser nedir bir bakın:
Wikipedi - Konser
Konseri youtube'dan izleyebilirsiniz
Nota sehpası yerine bilgisayar monitörleri, yüzlerce çocuktan oluşan koro, koca bir şehir (gökdelenler, bulutlar!!, yollar) konser için ayrılmış, ve tabiki Jean Michel Jarre'nin unutulmaz Lazerli Elektronik Müzik Aleti :S:S.
Viva Süt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Viva Süt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Temmuz 2010 Çarşamba
28 Ocak 2010 Perşembe
Kar! Kar yağdı!
Saat sabah 4 yine bir web işine kafa patlatmaktaydım sıkıntıdan kendimi kahveye vermişim. Son kahvemi yapmak için odadan çıktığımda gördüm onu. Gökyüzünden yağan beyaz pamuklar kaplamış tüm kenti. Güzeldi, geüzeldi... Duvarları, apartmanları ne kadar medeniyete dair şey varsa gizlemişti. Sadece pembe bir hava ve beyaz tepecikler... Ben de koştum mavi kuşuma...
20 Ocak 2010 Çarşamba
Anarşist, Anti-Militarist Volkan Sevinç Tutuklandı!
06 Ocak 2010 tarihinde Ankara Yüksel caddesinde "Enver Aydemir ile dayanışma" amacıyla yapılan basın açıklamasından sonra uydurma sebeplerle Anti-Militaristler gözaltına alındı. Anti-Militarist duruşa dayanamayan DEVLETİN gözaltına aldığı 23 kişiden 22'si savcı tarafından serbest bırakıldıktan sonra Volkan Sevinç "yasadışı eylem yönetmek", "slogan attırmak" gibi komik saçmalıklarla tutuklanarak 1. Nolu Sincan L Tipi'ne kapatılmıştır.
Bu mizahsen misali tutuklama bir baskı oluşturma ve susturma amacı taşımaktadır. Ancak anti-militaristler, anarşistler Volkan'ı ne yalnız bırakmaya ne de anti-militarist duruşlarından vazgeçmeye niyetli değillerdir. Devlet her fırsatta anti-militarizmi, savaş karşıtlığını susturmaya çalışsa da elinde sonunda bu ses sokaklarda yankı bulacak ve kahvaltı sohbetlerine veyahut bir akşam yürüyüşünde bu kavramlar bireylerin ağzında tartışma konusu olarak kendini var edecektir.
öfkeliyiz! çünkü ölmeye ya da öldürmeye zorlanıyoruz.
öfkeliyiz! çünkü her an her saniye bastırılmaya ve susturulmaya çalışıyoruz.
öfkeliyiz! çünkü artık bizim zamanımız geldi.
Not: İstanbuldan, Eskişehirden ve Ankaradan dayanışma eylemleri olmuştur, yakın tarihte bazı ülkelerden de dayanışma eylemleri olacakmış (unuttuğum varsa söyleyin).
Bu mizahsen misali tutuklama bir baskı oluşturma ve susturma amacı taşımaktadır. Ancak anti-militaristler, anarşistler Volkan'ı ne yalnız bırakmaya ne de anti-militarist duruşlarından vazgeçmeye niyetli değillerdir. Devlet her fırsatta anti-militarizmi, savaş karşıtlığını susturmaya çalışsa da elinde sonunda bu ses sokaklarda yankı bulacak ve kahvaltı sohbetlerine veyahut bir akşam yürüyüşünde bu kavramlar bireylerin ağzında tartışma konusu olarak kendini var edecektir.
öfkeliyiz! çünkü ölmeye ya da öldürmeye zorlanıyoruz.
öfkeliyiz! çünkü her an her saniye bastırılmaya ve susturulmaya çalışıyoruz.
öfkeliyiz! çünkü artık bizim zamanımız geldi.
Not: İstanbuldan, Eskişehirden ve Ankaradan dayanışma eylemleri olmuştur, yakın tarihte bazı ülkelerden de dayanışma eylemleri olacakmış (unuttuğum varsa söyleyin).
10 Aralık 2009 Perşembe
2008 de bu günler Alexis'in günleriydi. Bu sene de öyle. Hatırlıyorum da Yunanisyanın bize yaşattığı heyecanı... Yeniden gözyaşlarına boğulmak için sebeplerimiz olmuştu. Garip, pek anlatılabilir değil sanırım yaşanan heyecan. Bu yıl ise yunanisyanda sanki darbe var. 1000'e yakın kişinin göz altına alınması insana başka bir şey dedirttirmiyor. Bugün ise devletin yaptığı darbeyi tartmaya çalışınca -her ne kadar içinden çıkamasam da bu sorunun- sürekli "nasıl" ve "eksik olan ne" sorularını soruyorum. Bu bir yenilgi mi yoksa gerçekten de bi zaferin sonucu mu? Bir şey ortada ki o da artık ne cancanlı mağazalar ne de ana akım medya aralık isyanını ve Alexis'i unutturamıyor yunanisyana.
Yunanisyandan anarşistlerce yayınlanan son filmde (bildiğim kadarıyla en son o yayınlanmıştı geçen haftalarda) yazılan bir bildiriden birkaç satır hiç aklımdan çıkmıyor: "Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak". Yaşamlarının aralık isyanıyla değiştiğini söylüyorlardı. Bu cümleyi her okuduğumda bütün benliğim yeniden varolmak için tekrar ve tekrar yanıyor. Ne için, neyi bekliyoruz bilmiyorum. Yaşamlarımız en belirgin erk tarafından ele geçirilmişken nasıl yaşayabiliyorum onu da bilmiyorum. Kocaman bir boşlukta uçtuğum şu günlerde bu sorular sanırım daha büyük bir boşluk yaratacak içimde ama ne yapabilirim sormak için yaşıyorum. Ama artık bir dönüm noktasının yaklaştığını seziyorum(kendim için).
Sokaklar yanmaya başladığında alevler dansımıza eşlik edecek ve karanlığı süsleyen ay, yalnız gecelerimizi bize unutturarak yanı başımızda duran dostlarımızın benzersiz silüetlerini gösterecek.
Yunanisyanla ilgili geişmeleri www.ainfos.ca/tr sayfasından takip edebilirsiniz.
Yunanisyandan anarşistlerce yayınlanan son filmde (bildiğim kadarıyla en son o yayınlanmıştı geçen haftalarda) yazılan bir bildiriden birkaç satır hiç aklımdan çıkmıyor: "Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak". Yaşamlarının aralık isyanıyla değiştiğini söylüyorlardı. Bu cümleyi her okuduğumda bütün benliğim yeniden varolmak için tekrar ve tekrar yanıyor. Ne için, neyi bekliyoruz bilmiyorum. Yaşamlarımız en belirgin erk tarafından ele geçirilmişken nasıl yaşayabiliyorum onu da bilmiyorum. Kocaman bir boşlukta uçtuğum şu günlerde bu sorular sanırım daha büyük bir boşluk yaratacak içimde ama ne yapabilirim sormak için yaşıyorum. Ama artık bir dönüm noktasının yaklaştığını seziyorum(kendim için).
Sokaklar yanmaya başladığında alevler dansımıza eşlik edecek ve karanlığı süsleyen ay, yalnız gecelerimizi bize unutturarak yanı başımızda duran dostlarımızın benzersiz silüetlerini gösterecek.
Yunanisyanla ilgili geişmeleri www.ainfos.ca/tr sayfasından takip edebilirsiniz.
14 Eylül 2009 Pazartesi
Toprak! Toprak! Toprak!
Bugün kıydım patilerime vurdum kendimi bolu yoluna. Aslında bu yolculuk asaleti yerlebir eden süt isteme seanslarına çokca benziyordu (aslında sonuç geyik olduğu kadar güzel de olsa işin özü budur). Neyse bunları bir kenara bırakırsak, Leguin teyzemin söylediği "asıl yolculuk geri dönüştür." sözünü ancak bugün kavrayabilme fırsatım oldu. Bolu'ya giderken de dönüşte de o muazzam manzaraya nedense hayranlık ve ürkeklikle bakakaldım. O uzuuun, boş araziler, o kayalıklar bıyıklarımı çılgınca kıpraştırmasına rağmen, ancak bir camekanın içinden seyretmek o görüntüyü bana bir çok şeyi tekrar hatırlattı. Benim taş duvarlar arasına hapsedilmiş bir bedenim vardı ve ben bu duruma sahiden de alışmıştım. Her gün siren sesleri, arabaların gürültüsü, camdan dışarıya baktığında gördüğün taş duvarlar, duvarlar, duvarlar...
Öyle yabancılaşmışım ki yaşama, yüzyüze geldiğimde ürperiyorum. Ancak yolun kenarından bakabildim yaşama. Koşmak istemiştim, kuş cenneti denilen yerdeki suya bile dalmak istedim ancak o kadar uzak kaldı ki bana. Toprak oradaydı, yeşil de, otlar, böcekler de... Ama ben orada değildim. Ne toprak bana hayat veriyordu ne de ben toprağa. İkimizde ayrı iki dünyanın sınırlarıydık. Birisinde insan diğerinde taş duvarlar.
Evet Leguin teyze bugün bana bunları yaşattı. Bunların da hepsini geri dönerken hissettim. Haklıymışsın yahu.
toprak istiyorum, malım mülküm olsun diye değil üzerinde yuvarlanmak, hormonsuz domates yetiştirmek, ve onunla temizlenmek için.
Öyle yabancılaşmışım ki yaşama, yüzyüze geldiğimde ürperiyorum. Ancak yolun kenarından bakabildim yaşama. Koşmak istemiştim, kuş cenneti denilen yerdeki suya bile dalmak istedim ancak o kadar uzak kaldı ki bana. Toprak oradaydı, yeşil de, otlar, böcekler de... Ama ben orada değildim. Ne toprak bana hayat veriyordu ne de ben toprağa. İkimizde ayrı iki dünyanın sınırlarıydık. Birisinde insan diğerinde taş duvarlar.
Evet Leguin teyze bugün bana bunları yaşattı. Bunların da hepsini geri dönerken hissettim. Haklıymışsın yahu.
toprak istiyorum, malım mülküm olsun diye değil üzerinde yuvarlanmak, hormonsuz domates yetiştirmek, ve onunla temizlenmek için.
30 Ekim 2008 Perşembe
Ya BASTA!
Hayal kurma! Umutlanma! Düşün ve üret! O aklındakilerden bir dünya yarat! Yaşa! Nefes al ve hisset! Hissettir! Herkes beyazlar içindeyken, sen çamurlar içindeki bir domuz gibi oynamana bak! Çamurunu sıçrat! Bütün bu uyumun içinde irrasyonel ol! İplerini kopar ve yoket o senaristi! Sen yarat senaryonu ve oyna! Oyna kendi dünyanla!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

